Gardrobumdan tembelliğimin omuzumda nasır tutuğu bir günde çift ütü yaptığım pantolonumu çıkardım bu gün. Bu yıl beşinci yılına girecek olan okul ayakkabımıda altına giydim. Sahi şimdiye kadar okul denilen velet için ne yaptım? Koskoca bir hiç. Muhtemelen oda benim için hiç bir şey yapmamıştır...
Kulağımda Vaya Con Dios'tan bir parça çalıyor.
Sonunda okul binasının önündeyim. Öğretenler ve öğrenenler yoklar. Oradan bir amele; ama sahici ve en iyisinden: "sizin okul için 15-20 otobüs 15. sokaktan kalkacak" diyor. Böylece yılardır geldiğim bu mahallenin ilk kez bir sonraki sokağına, 15. sokağa yol alıyorum. Burası sokak falan değil. Aynı bayramın aynı renkteki grili bir yığın saçmalığının bir araya gelip otobüslere binmek için bir birlerini ittiği bir dönümlük bir arsa. "Amele hiç bir şey bilmiyormuş(!)" diyorum içimden...
Şeffaf bir yığın duygumu buraya bırakı p gelecekte bu günün dejavusunu yaşayacağımı biliyorum şimdiden.
Birazdan otobüsteyim. Nasıl bir sinerjinin içinde olduğumu sezmek için gözlemliyorum insan duygularını. Duygularını anlamamda onlar hakında tüyolar veren sözcüklerini, dikez aynasında kafasının keli parlayan şöförü, hemen yanımdaki ergenlerin küfür dolu sohpetini, biraz ilerimdeki koltukta kafasını çevirip beni tanıyormuşta çıkaramıyormuş gibi görünmeye çalışı p aslında beni tanımak için bu gibi bir hava takınan üç sınıf altınmdaki o kumralımsı kızı...
Yeni okul binamızın önündeyiz 20 dakika sonrasında. Bu yarı dönem böyleymiş. Her öğle vakti aynı serviste o kumralımsı kıza rastlayacakmışım. Daha yeni olan okul binamızın inşası bitinceye kadar...
Gözüm devletin benim için seçtiği ve adına -sınıf arkadaşı- dediği kişileri arıyor...
İlerden 5 kişilik bir kız grubu geliyor. Biraz sonra yanımdalar: "Fırat bayram için yaptığın videoyu izledik. Resmen -yarıldık- gülmekten!" Anlamadım! "yarılmak" bu sözcüğü fil köküne mi ayırmam gerekir ygs sınavına hazırlanan bir denek olarak(?)
Aklıma -okul arkadaşları-mla birlikte geçireceğim bir yıl geliyor!
İnterneti ve o çok sık girdiğim deviantart ismindeki fotoğraf sitesi yine fazlasıyla ziyaret etiğim sosyal arkadaşlık siteleri, online dergiler, takibinde bulunduğum sinema siteleri, aramızda uzak mesafelerin olduğu ama aramadan edemeyeceğim çok sevdiğim arkadaşlarım, tiyatro derslerim, müzik dersleri, o çok sevdiğim cumaretsi geceleri tiyatro bileti almak için girdiğim tek sıralık bilet kuyrukları ve her seferinde "ah yanımda biri olsaydı da birlikte izleseydik bu oyunu" sitemini özleyeceğimi biliyorum...
©fırat gürgen
24.09.2009
.......
Bir yıl boyunca kendimi sıkmalı ve geleceğin Nuri Bilge CEYLAN'ı olmak için önümüzdeki yıl sinema tv'yi kazanmalıyım.
Öyle büyük bir kararlılıkla falan yazmıyoum bütün bunları...
ama birde şey var tabi: eskisi kadar sık dışarı çıkamayacağımdan ötürü ev içi nü portrelere başlamış durumdayım. Elimde sağlam bir kaç nü fotoğraf dahi birikmiş durumda.








--
tchliapas.com - contact
--
less is more...
hata favorime alayım da işlerini buradan takip edeyim
--
_./'\._¸¸.¤**¤.¸.
*. .* * Freedom
/.*.\ ¸.
--
People are like songs, it's true.
--
hey you.
Previous Page12345...Next Page